Sarı Tohum...
Sarı Tohum olarak biliyoruz ki tarımda başarı, sadece toprağa tohum atmakla başlamaz.
Doğru bilgi, doğru uygulama ve zamanında müdahale, veriminizi belirleyen en önemli unsurlardır.
Bu yüzden uzman ekibimizle birlikte,TR2234 SLV CL milli hibrit ayçiçeğini en verimli şekilde yetiştirmeniz için ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bir araya getirdik.
Tohum seçiminden gübrelemeye, hastalık ve yabancı ot mücadelesinden hasada kadar…
Her adımda yanınızdayız!
Bu içerik,TR 2234 SLV CL ile güçlü bir başlangıç yapmanız ve sezon sonunda maksimum kazanç elde etmeniz için, sizin için hazırlandı.
Çünkü biliyoruz ki; siz kazanırsanız, biz de kazanırız. Bu yüzden tarımdaki yeni dönemi birlikte şekillendirmek zorundayız.

Sarı Tohumculuk | Ekimden Hasada Doğru Yetiştiricilik
Değerli üreticilerimiz,
Sarı Tohum olarak biliyoruz ki ayçiçeğinde yüksek verim ve kaliteli üretim, yalnızca doğru tohumu seçmekle değil, o tohumun potansiyelini sezon boyunca doğru yönetmekle mümkündür.
Bu nedenle uzun yıllardır üretimini ve satışını gerçekleştirdiğimiz TR 2242 CL ve DUNA ile yeni geliştirdiğimiz, bölgemize yüksek adaptasyon gösteren TR 2234 SLV CL hibrit ayçiçeği çeşitlerimizin yetiştiriciliğine ilişkin tecrübelerimizi sizlerle paylaşıyoruz.
Hazırladığımız bu rehberde çeşit seçiminden toprak hazırlığına, ekimden gübrelemeye, yabancı ot ve hastalıklarla mücadeleden doğru hasat zamanına kadar bütün aşamaları ele alıyoruz.
Amacımız, üreticilerimizin doğru zamanda doğru kararlar almasını sağlamak, gereksiz üretim maliyetlerini azaltmak ve çeşitlerimizin genetik verim potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmelerine yardımcı olmaktır.
Çünkü Sarı Tohum olarak inanıyoruz ki doğru tohum, doğru yetiştiricilikle gerçek kazanca dönüşür.
Ayçiçeğinde başarılı üretimin ilk adımı, yetiştirilecek bölgenin iklimine, toprak özelliklerine ve sulama imkânlarına uygun hibrit çeşidin seçilmesidir. Her hibrit ayçiçeği çeşidinin kök gelişimi, kuraklığa toleransı, erkenciliği, tabla yapısı ve yağ potansiyeli farklılık gösterebilir. Bu nedenle çeşit seçimi yapılırken yalnızca yüksek verim hedeflenmemeli, üretim yapılacak tarlanın koşulları da dikkate alınmalıdır.
TR 2242 CL, uzun yıllardır ekimi yapılan ve farklı üretim koşullarında başarılı sonuçlar elde ettiğimiz hibrit ayçiçeği çeşitlerimizden biridir. Kuraklık toleransı, dengeli gelişimi ve verim potansiyeliyle öne çıkmaktadır. Özellikle yağışların düzensiz olduğu dönemlerde üreticilerimize önemli bir alternatif sunmaktadır. Clearfield teknolojisine uygunluğu sayesinde, ruhsatlı ve uygun yabancı ot ilaçlarıyla birlikte etkili bir yabancı ot mücadele programı oluşturulabilir.
TR 2234 SLV CL, Sarı Tohumculuk olarak geliştirdiğimiz yeni hibrit ayçiçeği çeşitlerimizden biridir.Bölgemizde gerçekleştirilen deneme ve demonstrasyon çalışmalarında yüksek adaptasyon kabiliyetiyle dikkat çekmiştir.Güçlü çıkış özelliği, homojen bitki gelişimi ve başarılı tabla dolumuyla yüksek verim hedefleyen üreticilerimize yeni bir alternatif sunmaktadır.
DUNA, uzun yıllardır ekimi yapılan, farklı iklim ve toprak koşullarına uyum sağlayabilen hibrit ayçiçeği çeşitlerimizden biridir.Adaptasyon kabiliyeti ve erken hasat avantajıyla öne çıkmaktadır. DUNA çeşidimizi Türkiye'deki üreticilerimizin yanı sıra Rusya gibi ülkelere de ihraç ediyoruz. Böylece Türk tohumculuğunun uluslararası pazarlarda gelişmesine katkıda bulunuyoruz.
Ayçiçeği kazık köklü bir bitkidir. Sağlıklı kök gelişimi, bitkinin topraktaki su ve besin maddelerinden yararlanabilmesi açısından büyük önem taşır. Ancak iyi bir kök gelişimi için toprağın her yıl derin sürülmesi gerekmez. Önemli olan, toprağın fiziksel yapısının korunması ve tohumun uygun tav koşullarında ekilmesidir. Son yıllarda bölgemizde anıza doğrudan ekim uygulamaları da yaygınlaşmaktadır. Uygun tarla koşullarında bu yöntem, toprak neminin korunmasına, yakıt tüketiminin azaltılmasına ve toprak yapısının iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.
Ekimden önce toprağın tavı ve sıkışma durumu kontrol edilmelidir.
Gereksiz derin sürümden kaçınılmalıdır.
Tavlı topraklarda genellikle 4–6 cm ekim derinliği hedeflenmelidir.
Ekim makinesi, bütün tohumları mümkün olduğunca aynı derinliğe bırakacak şekilde ayarlanmalıdır.
Anıza ekimde sap artıkları, ekim makinesinin çalışma düzeni ve tohum-toprak teması kontrol edilmelidir. Gereğinden derin ekim, çıkışı geciktirerek bitkiler arasında gelişme farklılıklarına neden olabilir. Çok yüzeysel ekimde ise tohumun kuruması ve düzensiz çıkış riski artar.
Ayçiçeğinde her tarlaya aynı bitki sıklığının uygulanması doğru değildir. Bitki sayısı belirlenirken toprak verimliliği, yağış miktarı, sulama imkânı ve çeşidin gelişme özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Örneğin 70 cm sıra aralığında, 25 cm sıra üzeri mesafeyle yapılan ekimde yaklaşık 5.714 bitki/da; 20 cm sıra üzeri mesafede ise yaklaşık 7.143 bitki/da hedeflenir. Bu değerler çıkış kaybı olmadığı varsayımıyla hesaplanmıştır. Nihai bitki sayısı tarla koşullarına göre değişir.Sulu ve yüksek verim potansiyeline sahip tarlalarda daha yüksek bitki yoğunluğu değerlendirilebilir. Kuru tarımda ise sınırlı su kaynakları nedeniyle aşırı sık ekimden kaçınılmalıdır.Amaç yalnızca dekardaki bitki sayısını artırmak değil, her bitkinin yeterli ışık, su ve besin almasını sağlayarak dengeli tabla gelişimi elde etmektir.
Ayçiçeğinde gübreleme programı, toprak analizi sonuçlarına ve hedeflenen verime göre hazırlanmalıdır.Özellikle azot, fosfor ve potasyum arasındaki denge, sağlıklı bitki gelişimi ve tane dolumu açısından önemlidir.
Azot: Yaprak gelişimini ve fotosentez kapasitesini destekler. Ancak gereğinden fazla azot kullanılması aşırı vejetatif gelişmeye, yatma riskine ve olgunlaşmanın gecikmesine neden olabilir.
Fosfor: Erken dönem kök gelişimi, enerji transferi ve bitkinin generatif gelişimi için önemlidir.
Potasyum: Bitkinin su dengesinin düzenlenmesinde, stres koşullarına uyumunda ve tane dolumunda görev alır.
Ayçiçeğinde bor gibi mikro besin elementlerinin eksikliği de tabla gelişimini ve döllenmeyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle mikro besin uygulamalarına da analiz sonuçlarına göre karar verilmelidir.
Taban gübresi, toprak analizi sonuçlarına göre ekim öncesinde veya ekim sırasında uygulanmalıdır. Üst gübreleme gerekiyorsa bitkinin ihtiyacı, topraktaki mevcut besin miktarı ve yağış koşulları dikkate alınarak tabla oluşumundan önce planlanmalıdır.Özellikle kuru tarımda, yeterli toprak nemi bulunmadan yapılan geç dönem gübrelemelerinden beklenen fayda sağlanamayabilir.
Unutmayın: Fazla gübre, her zaman fazla verim demek değildir. Önemli olan bitkinin ihtiyacı olan besini, ihtiyaç duyduğu dönemde verebilmektir.
Doğru çeşit seçimi, uygun toprak hazırlığı ve dengeli gübreleme, yüksek verimin temelini oluşturur. Ancak bu potansiyelin korunması için sezon boyunca yabancı ot, hastalık ve zararlıların düzenli olarak takip edilmesi gerekir. Sarı Tohum olarak üreticilerimize entegre mücadele yaklaşımını tavsiye ediyoruz. Entegre mücadelede amaç, her gelişme döneminde ilaçlama yapmak değil; tarladaki riskleri izleyerek gerektiğinde doğru müdahaleyi gerçekleştirmektir.
Ayçiçeği, özellikle çıkıştan sonraki ilk gelişme döneminde yabancı ot rekabetine karşı hassastır.Yabancı otlar, kültür bitkisiyle aynı su, ışık ve besin kaynaklarını kullanır. Mücadelede geç kalınması, bitki gelişimini baskılayarak sezon sonunda verim kayıplarına neden olabilir.Bölgemizde ayçiçeği üretiminde karşılaşılan önemli yabancı otlar arasında yabani hardal, papatya, domuz pıtrağı, tarla sarmaşığı, sirken, köygöçüren ve darıcan bulunmaktadır.
Ekimden sonra, ayçiçeği ve yabancı otlar henüz çıkış yapmadan önce uygulanan ruhsatlı toprak herbisitleri, erken dönem yabancı ot rekabetini azaltabilir. Uygulamanın başarısı; toprak yapısına, toprak nemine, yabancı ot türlerine ve kullanılan ürünün özelliklerine bağlıdır.
TR 2242 CL ve TR 2234 SLV CL çeşitlerimizde, Clearfield teknolojisine uygun ruhsatlı herbisitler, ürün etiketinde belirtilen bitki gelişim dönemlerinde kullanılmalıdır. Herbisit seçimi yapılırken yabancı otların türü ve gelişme dönemi mutlaka dikkate alınmalıdır. Özellikle genç yabancı otlara zamanında müdahale edilmesi, mücadele başarısını artırır. Gelişmiş ve kök sistemi güçlenmiş yabancı otların kontrolü daha zor olabilir. DUNA çeşidinde ise herbisit seçimi, çeşidin doğrulanmış tolerans özelliklerine ve ürünün ruhsat bilgilerine göre yapılmalıdır. Clearfield toleransı bulunmayan çeşitlere bu teknolojiye özel herbisitler uygulanmamalıdır.
Kimyasal mücadeleye ek olarak, uygun tarla koşullarında ara çapa yapılması yabancı otların kontrolüne katkı sağlar. Ara çapa zamanı belirlenirken bitkinin gelişme dönemi, toprak nemi ve köklerin zarar görme riski dikkate alınmalıdır. Anıza doğrudan ekim yapılan tarlalarda ise toprak koruma sisteminin bozulmaması için mekanik mücadele ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayçiçeğinde özellikle çıkış döneminden itibaren düzenli tarla kontrolleri yapılmalıdır. Bozkurt, yeşilkurt, çayır tırtılı ve bölgesel olarak görülebilen diğer zararlılar, uygun koşullarda önemli ekonomik kayıplara neden olabilir. Bozkurt, genç fideleri toprak yüzeyine yakın noktalardan keserek bitki kayıplarına yol açabilir. Yeşilkurt ve diğer yaprakla beslenen tırtıllar ise bitkinin gelişme dönemine göre yaprak, tomurcuk ve tabla üzerinde zarar oluşturabilir.
Sarı Tohum tavsiyesi: Zararlı görülmesi, her zaman ilaçlama yapılması gerektiği anlamına gelmez. Zararlının türü, yoğunluğu, bitkinin gelişme dönemi ve ekonomik zarar eşiği birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle çiçeklenme döneminde tozlayıcı arıların korunmasına dikkat edilmeli, gereksiz insektisit uygulamalarından kaçınılmalıdır.
Ayçiçeğinde hastalıklarla mücadele, yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan ilaçlamadan ibaret değildir. Sağlıklı ve uygun şekilde ilaçlanmış sertifikalı tohum kullanılması, ekim nöbeti, dengeli gübreleme ve doğru sulama, hastalık riskini azaltan önemli uygulamalardır. Ayçiçeğinde takip edilmesi gereken hastalıklar arasında mildiyö, Sclerotinia kaynaklı kök ve tabla çürüklükleri, Phomopsis ve Alternaria gibi hastalıklar bulunmaktadır. Özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde hastalık gelişimi açısından tarla kontrolleri artırılmalıdır. Fungusit uygulaması gerektiğinde hastalık doğru teşhis edilmeli, ayçiçeğinde ilgili hastalığa karşı ruhsatlı ürün kullanılmalı ve uygulama zamanı etiket bilgilerine göre belirlenmelidir. Her hastalık için yapraktan ilaçlama etkili değildir. Örneğin bazı toprak kaynaklı hastalıklarda ekim nöbeti ve tohumluk sağlığı ön plana çıkar.
Ayçiçeği, güçlü kazık kök sistemi sayesinde kuraklığa belirli ölçüde tolerans gösterebilen bir bitkidir. Ancak özellikle tabla oluşumu, çiçeklenme ve tane dolum dönemlerinde yaşanan şiddetli su stresi, verim potansiyelini önemli ölçüde sınırlandırabilir.
Sulu tarımda sulama programı hazırlanırken üç gelişme dönemi ön plana çıkar:
Tabla oluşumu ve çiçeklenme öncesi dönem.
Çiçeklenme dönemi.
Tane dolumunun başlangıcı.
Sulama miktarı ve sıklığı, toprağın su tutma kapasitesine ve mevcut nem durumuna göre belirlenmelidir. Aşırı sulama, özellikle drenajı yetersiz tarlalarda kök bölgesindeki oksijen miktarını azaltabilir ve bazı hastalıkların gelişmesi için uygun koşullar oluşturabilir. Kuru tarımda ise mevcut toprak neminin korunması, doğru bitki sıklığı ve zamanında yabancı ot mücadelesi daha fazla önem kazanır.
Stay Green, bitkinin normal yaşlanma sürecinde yapraklarının yeşilliğini daha uzun süre korumasını ifade eden bir özelliktir. Ancak her yeşil kalan bitkinin fotosenteze aynı düzeyde devam ettiği düşünülmemelidir. Fonksiyonel Stay Green özelliğinde yapraklar yeşil kalırken fotosentez faaliyetlerini de sürdürebilir. Bu durum, özellikle tane dolum döneminde bitkinin fotosentez ürünlerini tanelere aktarmasına katkı sağlayabilir. Kozmetik Stay Green olarak adlandırılan durumda ise yapraklar yeşil görünmeye devam etmesine rağmen fotosentez kapasitesi önemli ölçüde azalmış olabilir. Dolayısıyla Stay Green değerlendirilirken yalnızca sap ve yaprak rengine değil, bitkinin fizyolojik durumuna da bakılmalıdır.
Fonksiyonel Stay Green özelliği, uygun çevre koşullarında fotosentez süresini uzatarak tane dolumuna katkıda bulunabilir. Ancak bu özellik, tek başına kuraklık dayanıklılığı veya yüksek yağ oranı garantisi değildir. Çeşidin genetik yapısı, suya erişimi, sıcaklık ve hastalık durumu, sağlanabilecek avantajı belirler.
Sarı Tohum tavsiyesi: Stay Green özelliği bulunan bitkilerde sapın yeşil kalması, tanelerin henüz olgunlaşmadığı anlamına gelmez. Hasat kararı, tane olgunluğu ve nem ölçümüne göre verilmelidir.
Ayçiçeğinde sezon boyunca elde edilen verim potansiyelinin gerçek kazanca dönüşmesi, doğru hasat zamanının belirlenmesine bağlıdır. Erken hasat, yüksek tane nemi nedeniyle kurutma maliyetlerini artırabilir. Geç hasat ise dökülme, kuş zararı, olumsuz hava koşulları ve kalite kaybı risklerini beraberinde getirir.
Hasat öncesinde tabla rengi, tane sertliği, bitkilerin genel olgunluğu ve tane nemi birlikte değerlendirilmelidir. Tabla arka yüzeyinin sarıdan kahverengiye dönmesi ve tanelerin sertleşmesi, olgunlaşmanın önemli göstergeleridir. Ancak yalnızca dış görünüşe bakılarak hasat kararı verilmemelidir. Özellikle Stay Green özelliği gösteren bitkilerde sap ve yapraklar yeşil kalırken taneler hasat olgunluğuna ulaşmış olabilir. Bu nedenle tarlanın farklı noktalarından alınan tane örneklerinde nem ölçümü yapılmasını tavsiye ediyoruz.
Hedef hasat nemi: %9–11
Ürünün teslim koşulları ve kurutma imkânları dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Hasat sırasında tane neminin genellikle %9–11 aralığında olması hedeflenebilir. Ancak bu aralık, ürünün uzun süre güvenle depolanabileceği anlamına gelmez.
Depolama süresi, ortam sıcaklığı ve havalandırma koşullarına göre tane neminin daha düşük seviyelere indirilmesi gerekebilir. Yüksek nemle depolanan ayçiçeğinde kızışma, küflenme ve kalite kayıpları meydana gelebilir.
Doğru hasat zamanı kadar biçerdöver ayarları da önemlidir.Yanlış tabla ayarı, uygun olmayan biçerdöver hızı ve hatalı harmanlama ayarları, önemli miktarda ürünün tarlada kalmasına neden olabilir. Hasat sırasında tabla kayıpları, dökülme ve kırık tane miktarı düzenli olarak kontrol edilmelidir. Hasadın gereksiz yere geciktirilmesi durumunda kuş zararı, tabla kırılması ve dökülme riskleri artabilir. Yağışlı koşullarda ise hastalık ve kalite kayıpları ortaya çıkabilir. Özellikle Stay Green özelliği gösteren tarlalarda, sapların tamamen kurumasını beklemek yerine tane nemi ve biçerdöverin çalışma koşulları esas alınmalıdır.
Ayçiçeğinde kazanç, yalnızca dekardan elde edilen ürün miktarıyla değerlendirilmemelidir.Tane nemi, yağ oranı, yabancı madde miktarı, hasat kayıpları ve depolama koşulları da üreticinin elde edeceği geliri doğrudan etkiler.Hasat edilen ürünün temizlenmesi, uygun nem seviyesine getirilmesi ve iyi havalandırılan depolarda muhafaza edilmesi önemlidir. Özellikle yüksek nemli ürünlerin yeterli havalandırma olmadan depolanması, kısa sürede kalite kayıplarına neden olabilir.
Sarı Tohum olarak tavsiyemiz, hasat sonrasında da ürün neminin ve depo sıcaklığının düzenli olarak takip edilmesidir. Unutmayın: Gerçek kazanç, yalnızca tarlada üretilen ürün değil, kayıpsız şekilde depoya ve pazara ulaştırılan üründür.
Bu yetiştiricilik rehberimizde TR 2242 CL, TR 2234 SLV CL ve DUNA hibrit ayçiçeği çeşitlerimizin ekimden hasada kadar bütün önemli yetiştiricilik aşamalarını ele aldık. Doğru çeşit seçimi, toprağın korunması, dengeli gübreleme, zamanında yabancı ot mücadelesi, hastalık ve zararlıların takibi, doğru sulama ve uygun hasat zamanı bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Sarı Tohumculuk olarak yalnızca tohum üretmiyor, yılların saha tecrübesini ve teknik birikimimizi de üreticilerimizle paylaşıyoruz. TR 2242 CL ile uzun yılların yetiştiricilik tecrübesini, TR 2234 SLV CL ile yeni geliştirdiğimiz yerli hibritimizin potansiyelini, DUNA ile hem ülkemizde hem de ihracat pazarlarımızda edindiğimiz deneyimi Türk çiftçisinin hizmetine sunuyoruz. Üretim sezonu boyunca çeşitlerimize uygun yabancı ot, hastalık ve zararlı mücadelesi konusunda teknik ekibimizle iletişime geçmenizi tavsiye ediyoruz. Bitki koruma ürünleri yalnızca ilgili ürün ve kullanım amacı için güncel ruhsat ve etiket koşullarına uygun olarak kullanılmalıdır.
Türk tarımının ve üreticimizin yanında olmaya, yerli hibrit ayçiçeği çeşitlerimizi geliştirmeye ve tecrübemizi paylaşmaya devam ediyoruz.
Çünkü siz kazanırsanız, biz de kazanırız.